EDİRNE
EDİRNE
Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ'ın kuzeyinde yer alan Edirne, yıllar
boyu Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve 18. yüzyılda ise Avrupa'nın
en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.
100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olması buradaki tarihi
ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne, camileri, dini yapıları,
köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve saraylarıyla yaşayan bir açık
hava müzesidir.
Kırkpınar Güreşleri’nin Tarihçesi:
Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nin doğuşuna ilişkin çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan
en yaygın olanı kısaca şöyledir:
1346 yılında Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler
sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar’a ait Domuzhisar’ın
üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden
sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan’ın topraklarında
kalan Samona’da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce
süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin
bir türlü yenişemedikleri görülür.
Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı
çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen
kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye
devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.
Arkadaşları
onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar
sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde
gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye,
“KIRKPINAR” adını verirler.
Yunanistan’ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırıdır.
Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda, Kırkpınar Güreşleri Edirne
ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir.
Cumhuriyet’ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne’nin Sarayiçi mevkiinde
yapılmaya başlanmıştır.
Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki
ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928
yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca,
güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu
tarafından üstlenilmiştir.
1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye
başlanmıştır. Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin ŞIPKA Kırkpınar Güreşleri’ni
Belediye hizmetleri arasına almıştır.
Pehlivan:
Pehlivan sözcüğü farsçadır. Burhan-katia göre asıl anlamı yürekli cesur (Şeci)
yiğit (dili) ise de, Zabit, vali, iri vücutlu ve doğru sözlü kimseye de Pehlivan
denilir. Bu nedenle yerine göre çeşitli zamanlar için kullanılmıştır.
Selçuklular zamanında kahramanlık gösteren savaşçılara, üstün başarı kazanan
atıcı, güreşçi, gürzcü’lere Pehlivan denildiği gibi bu sıfatın 16. yüzyıl başlarında
yalnız sporcular için kullanılmış olmasıdır. Pehlivan deneyiminin bu anlamda
kullanılışı Sultan II. Mahmut çağının sonuna kadar süre gelmiştir.
Türk Milleti erkeği, kadın ve çocuğuyla güreş sever, güreşçiye saygı duyar ve
Pehlivanlara ayrıcalık tanır, şüphesiz ki bu sevgi ve saygı, Türk’ün ruhundaki
savaşçılık kahramanlık duygulardan ve sporu bu yönüyle görmesinden kaynaklanmaktadır.
Güreşçiye karşı duyduğu sevgi v
Hazırlayan: Ege Bora Eşiz
|