Çoruh Nehri: Dünyada rafting
için uygun olan ilk on nehir arasına girmektedir. Çoruh’un bu standartlar
arasına girmesinin en büyük nedeni, kaynağından (3.500m.) Karadeniz’e
dökülünceye (0m.) kadar kat ettiği 350 km.lik mesafede yatar. Muhteşem
kanyonlar, billur gibi akan dereler, pirinç tarlaları, verimli meyve bahçeler,
kahverengi ayılar, tarihi Gürcü kilise ve kaleler, karla kaplı zirveler,
yatağında akarken oluşturduğu çavlanlar, ivintiler, devinimler, şarlaklar
ve kanımızda hissettirdiği adrenalini ile tulum sesleri eşliğinde horon
tepenler burada birbirine karışır. Bölge turizm açısından az gelişmiş
olmasına rağmen sıcakkanlı misafirperver yöre halkı turumuza ayrı bir
renk katmaktadır. Uzun nehir gezilerinin bir çoğunda olduğu gibi geceleri
kamp yapmak bir tutku haline gelecek. Bir gün Doğu Karadeniz dağlarındaki
geçitlerin izin verdiği oranda trekking yaparak Gürcü rahiplerin neden
1.800m. lerde yaşadıklarını keşfedeceğiz. Sizler için unutamayacağınız
bir tecrübe olacak.
Köprülü
Kanyon: Bir doğa harikası olan Köprülü Kanyon’a
sapaktan itibaren 43.5 km’lik bir yolla ulaşılıyor. Toros’lara doğru giden
dar, virajlı ama asfalt yolun büyük bölümü çam ormanlarının yeşilliği
içinde geçiyor. Doğanın Türkiye’nin bu bölgesine ne kadar cömert davrandığını
düşünüyorsunuz. Çam kokusunu ciğerlerinize dolduruyorsunuz. Bu doğal değerlere
yeterince sahip çıkılıp çıkılmadığı sorusu aklınıza takılıveriyor. Haklısınız.
Çünkü birazdan karşınıza çıkacak görüntü yüreğinizi parçalayacak. İnsanoğlunun
doğanın binlerce yılda kendisine bahşettiği değerleri nasıl tahrip ettiğini
görecek ve isyan edeceksiniz.
Evet, 1994 yazı sonunda bir kıvılcımla başlayan yangının
çıplaklaştırdığı kilometrelerce karelik orman alanından geriye kalan hüzün
verici tablo, sapaktan sonra 27. km’de başlıyor ve yaklaşık 4 km devam
ediyor. Yangının üzerinden 6 yıla yakın zaman geçti ve bu süre içinde
yeniden ağaçlandırma yapıldı ama doğanın kendisini yenilemesi yıllar alacak.
Beşkonak’tan sonra dere kenarında restauranlar ve rafting tesisleri başlıyor.
Bu salaş tesisler, Köprülü Kanyon girişine kadar devam ediyor. Yöreyi
ziyarete gelen turistlere ve rafting yapmak isteyenlere servis veren restaurantlarda
ızgara et, tavuk ve alabalık yenebilir. Alkollü ve alkolsüz içki servisi
de yapılıyor. Yakınlarda bir de alabalık çiftliği var. Artık bir doğa
harikası olan Köprülü Kanyon’un girişindesiniz. Köprüçay'ın yüzbinlerce
yıl süren uğraşla oluşturduğu kanyonun girişinde bir Roma köprüsü var.
Köprülü Kanyonun simgesi durumuna gelen Oluk Köprünün üzerinden kamyonlar
bile geçebiliyor. Kanyonu 27 metre yüksekten aşan ve kesmetaştan bindirme
tekniğiyle yapılan köprü M.S. 2. yüzyıla tarihleniyor. Bölgedeki diğer
çaylar gibi yaz aylarında suyu temiz olan Köprüçay'a girilebiliyor. Su
sıcaklığının 15 derecenin altında kaldığını ve yazın sıcak günlerinde
böyle bir serinliğe ihtiyaç duyacağınızı unutmayın ve hazırlıklı olun.
Çevrede
Oluk Köprüden başka bir köprü daha var. Piknik yapmak için doğal güzelliği
ve suları ile ideal bir ortam sunan Büğrüm Köprü'yle Oluk Köprü'yü geçtikten
bir süre sonra sola dönerek ve 1 km yol alarak ulaşabilirsiniz.
Rafting için gereken
malzemeler.
2 kişilik çadırlar, mutfak ve yemek malzemeleri,
can yeleği, kask, kürek, neopren elbise (hava şartları soğuk olursa),
rüzgar ceketi, botlar, uyku tulumu, mat (kampta yatak yerine kullanılan
yaklaşık 10mm. kalınlığındaki izolasyon malzemesi), su matarası, kazak,
fener, cep çakısı, mayo, şapka, yün çorap, Yürüyüş botu, şahsi tuvalet
malzemesi, T-shirtler, güneş kremi, şort, plastik veya eski spor ayakkabısı
(raft içinde giyilmek üzere), küçük sırt çantası, uzun kollu ince gömlek
veya sweat shirt, yedek pantolon, yağmurluk ceket.
|